22 Kasım 2024 Cuma

Mazeret Sunmuyorum (IV)

I've seen things you people wouldn't believe. Attack ships on fire off (the) shoulder of Orion. I watched C-beams glitter in the dark near the Tannhäuser Gate. All those moments will be lost in time, like tears in rain. Time to die.

(Siz insanların inanamayacağınız şeylere tanık oldum. Orion’un omzunun ötesinde yanan saldırı gemileri gördüm. Tannhäuser Kapısı’nın yakınlarında karanlıkta parıldayan C-ışınlarını izledim. Bütün bu anlar, yağmurda süzülen gözyaşları gibi, zamanın içinde yitip gidecek. Artık veda vakti.)

Tears in Rain Monologue 

(Yağmurda Gözyaşları Monoloğu) – Blade Runner

1-      Biz büyürken sürekli bireyin özgüvenini koruması ve kendi değerlerini başkalarının yargılarından bağımsız olarak belirlemesi gerektiğini vurgulamak adına; “Başkalarının seninle ilgili ne düşündüklerine kulak asma" diye bir laf dolaşırdı ortalıkta. Bu tür bir yaklaşımın, dış onay bağımlılığını azaltarak kişinin kendini daha özgür, güçlü ve mutlu hissetmesine olanak tanıyacağı ifade edilirdi. Bana mantıklı gelen bir düşünce idi. Kendi hayatımda da çoğu zaman bu deyiş paralelinde davranmaya gayret ettim.

Fakat geldiğimiz noktada; “Başkalarının seninle ilgili ne düşündüklerine kulak asma" lafındaki “başkalarının” tam olarak kimleri / neleri kapsadığını sorgulamaya başladım. Sanırım sadece insanları kapsamıyor. İnsanları diğer insanların kendileri ile ilgili ne düşündükleri de kesmiyor olacak ki artık yapay zekanın kendileri ile ilgili algısını da merak etmeye başlamışlar.

Eminim bu yazıyı okuyanların içinde de “Chat GPT'ye ''Hakkımda bildiklerine dayanarak, hayatımın şu an nasıl göründüğüne dair bir resim çizer misin?'' diye sorduk.” tren(d)ine atlayanlar olmuştur. Lan oğlum yapmayın lan. "Chat GPT hıyar" diyene bir avuç tuz kapıp gitmeyin.

Çok değil ha, 2022 yılında herkes telefonundan Whatsapp uygulamasını siliyordu. O dönem Whatsapp’ın kişisel verileri koruma politikasını mahremiyetin ihlali olarak nitelendirerek dünyanın en tırt aktivistliklerinden birine imza attı insanlar Whatsapp uygulamasını telefonlarından silerek. Herkes gaza gelmişti. Üzerinden üç – dört ay geçmeden ne oldu peki? Aynı yıl içerisinde, yine 2022’de, Whatsapp’ın kişisel verileri koruma politikasını mahremiyetin ihlali olarak nitelendirerek Whatsapp uygulamasını telefonlarından silen o insanlar yapay zekaya yüzlerini taratarak yapay zekanın portrelerini çizmesine izin verdiler ve bunu sosyal medyada paylaşmaya başladılar.

Sonra ben “insanlar geri zekâlıdır” dediğimde çevremdeki insanlar bana tepki gösteriyor. Whatsapp uygulamasını telefonundan silip özgürlük mücadelesi başlatan ancak sonra yapay zekaya gül cemalini taratarak portresini çizdiren binlerce, on binlerce hatta belki yüzbinlerce insanın yüzü şu anda darkweb denilen platformda porno videolarda şekilden şekle giriyor muhtemelen.

Ben Chat GPT’ye; “Hakkımda bildiklerine dayanarak, hayatımın şu an nasıl göründüğüne dair bir resim çizer misin?'' diye sormadım. Sormayı da düşünmüyorum. Bir insanın böyle bir şeyi merak uyandırıcı bulmasını da anlamıyorum. Anlamak da istemiyorum. Böyle bir şeyi sadece Chat GPT’den değil, kanlı – canlı bir ressam ya da illüstratörden de talep etmem. Bana; “Hayatının şu an nasıl göründüğüne dair bir resme bakacak cesaretin ve özgüvenin yok belki de lan senin!” derseniz size “Evet, yok.” derim. Sizinle bu konuyu tartışmam.

Benim sürekli selfie fotoğrafımı instagram hesabımda paylaşacak cesaretim de yok. Benim seyir halinde olmayan bir otomobilin içinde herhangi bir konu hakkında ahkam keserken kendimi videoya çekip bunu sosyal medyada paylaşacak cesaretim de yok. Benim spor salonuna her antrenman yapmaya gittiğimde antrenman yaparken kendimi videoya alıp bunu paylaşacak cesaretim de yok. Bazı konularda cesaret sahibi olmamakta fayda vardır diye düşünüyorum.

Az evvel Instagram’da birisinin story paylaşımında, Atatürk’ün yapay zeka ile konuşturulduğu bir video gördüm. Videonun başlığı da “Atatürk’ün Yapay Zekası Ülkeyi Daha İyi Yönetir” idi. Uzun saçlı ve top sakallı bir adam, buğulu ve romantik sesi ile “Atam” diyerek başladığı cümlelerle Yapay zekanın seslendirdiği Atatürk’e ülkenin problemlerini soruyor ve Yapay Zeka’nın Atatürk sesi ile verdiği cevapları pür dikkat dinliyor. Yapay Zeka’nın seslendirdiği Atatürk’e “Suriyeli mülteciler hakkında ne düşünüyorsun Atam?” dediği noktada videoyu kapattım, daha fazla izleyemedim. Atatürk ve Atatürkçülüğün sömürülmesinde yapay zekanın kullanılmaya başladığı dönemi yaşıyoruz aslında özetle. Yorumlar kısmına ise göz atmaz olaydım. Bu ucuz sömürünün o kadar çok alıcısı var ki! Gözleri dolanlar ve hıçkırıklara boğularak izleyenlerden geçilmiyordu. Bir an yorumlar kısmına; “Nutuk’un tamamını okudunuz mu acaba hiç?” yazmak istedim ama sonra buna da cesaretim olmadığı gerçeği ile yüzleştim.

2-      Tesla, Türkiye'de 2023 yılında 12.150 adet, 2024 yılında ise şimdiye dek 8.100 adet Tesla Y modeli elektrikli otomobil satışı gerçekleştirebilmiş.

Tesla yönetimi gelinen bu  noktada, Türkiye’de hala arka camında Osmanlı Tuğrası mevcut Tesla araç görülmediği için Tesla satış ekibine Türkiye pazarında yeterince satış yapılmadığı konusunda baskı yapmakta imiş.

3-      Adana Otogarında


Şoförler yürüyor. 

Yolcular oturuyor. 

Kebapçı ve tatlıcılar

acısıyla tatlısıyla bağırıyor. 


Şoförler oturuyor. 

Yolcular bekliyor. 

Boyun yastığı 

acaba ne işe yarıyor? 

 

Adana otogarında

sıcağın altında

on yıllık uçak fobim bile 

terden sırılsıklam olmuş 

hatta dile gelmiş;

bu havada otobüsle

seyahat edilir mi!?

diye söyleniyor...


Tears in Rain Monologue 


Mithat Erdoğan

22 Kasım 2024

Fethiye / MUĞLA


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder