Levent Üzümcü'nün konuştuğu bir video internette, sosyal medyada önünüze düşüyorsa bu, tatsız bir gelişme yaşandığı içindir.
En son Açık Radyo'nun kapatılması ile ilgili olarak konuştuğu bir video yayınlamış. Kadına şiddet ile ilgili, tiyatrolara uygulanan yasaklar ve sansürler ile ilgili, bir hastalığa karşı farkındalık yaratmak ile ilgili vs. bir sürü konuşması mevcut geçmişte yine bu şekilde.
Konuştuğu konulara itirazım yok ama ben artık Levent Üzümcü'yü görünce dinlemeden geçiyorum, tahammül edemiyorum. "Yine içim kararacak, gerek yok." diyorum. Şimdi bana "E bunda suç Levent Üzümcü'nün mü? Ülkenin geldiği, getirildiği nokta ortada, bizi bu hale sokanların hiç mi kabahati yok?" filan diyerek çıkışanlarınız olacaktır, tahmin edebiliyorum.
Onlara şu şekilde cevap veririm ben de; "Valla ben ülkeyi bu hale getirenleri de görünce dinlemeden geçiyorum, onlara hiç tahammül edemiyorum. Kaldı ki bu iç karartıcı gelişmeleri zaten haber sitelerinden, gazete ve dergilerden vs. okuyarak öğreniyorum, canım sıkılıyor. Bir de Levent Üzümcü ve Levent Üzümcü türevi kendini duyarlılık elçisi, halkın vicdanı ilan etmiş insanların tiradını dinlemeye mecalim ve isteğim yok, sevmiyorum ya!"
Genelde tiyatro ve sinema eğitimi almış tiplerin, oyuncuların, yazarların ve müzisyenlerin vs. çıkıp ciddi bir yüzle ve düzgün bir diksiyonla, teatralliği yüksek tiratlar atmalarını da çoğu zaman samimi bulmuyorum. Büyük şirketlerin sevimli görünmek adına başlattıkları yardım kampanyaları ya da kültür sanat etkinliklerine sponsor olmaları gibi bir şey zira bu da...
Bir şeye dikkatlerinin çekilmesi için "ünlü" birilerinin çıkıp didaktik bir konuşma yapmasına ihtiyaç duyan insanlardan da hoşlanmıyorum. "Ünlü" merakını ve düşkünlüğünü de aptalca buluyorum. "Farkındalık yaratmak" tabirini duyunca midem kalkıyor.
Zorla güzellik olmaz tabirini "Zorla farkındalık olmaz" olarak da kullanabiliriz diye düşünüyorum. Aldığınız temel eğitimle ve sonrasında yaşadıklarınızla yetişkin bir birey olarak kendi farkındalığınızı yaratamadıysanız zaten birey olamamışsınız demektir. Başka bir atasözünü daha uyarlamam gerekirse (cinsiyetçi bir atasözü ama kullanmak durumundayım, okuyan herkesten özür diliyorum.) "El farkındalığı ile duyarlılığa girilmez"
Misal bu konu hakkında bunları yazmak yerine ben de akıllı telefonumun karşısına geçip bunları konuşur ve konuştuğum videoyu sosyal medya hesaplarımdan yayınlayabilirdim ama yapmadım. Oturdum ve yazdım!
Herkes kendini çok önemsiyor, seviyor ve beğeniyor. Ben kendimi bu kadar önemsemiyor, sevmiyor ve beğenmiyorum. Kendime dair bir hoşnutsuzluğumun olmaması bana yetiyor da artıyor bile.
Yazmak yerine konuşmayı tercih eden insanlarla doldu taştı zaten her yer. İnsanlar okumak yerine izlemeyi tercih ettiği için de kimse yazmayı pek tercih etmiyor da olabilir tabi, tek bir faktöre bağlamak çok sağlıklı olmaz.
Otomobilin içinde konuşulan videolara zaten ayrıca... Neyse o başka bir konu, daha sonra o konu hakkında da bir şeyler karalarım belki.
Mithat Erdoğan
Ekim 2024 - Fethiye / MUĞLA