Bu sabah
Antalya’da kaldığım otelden müşterime giderken, sıkışık trafiğin içinde
yanımdaki bir araç dikkatimi çekti. Siyah bir Tesla’ydı. Direksiyonun başında,
elektronik sigara içen bir adam oturuyordu. Füme renkli kazağını omzuna atmış,
boynundan geçirip bağlamıştı. Üzerinde düz beyaz bir tişört vardı. Otuzlarının
sonu, belki kırklarının başındaydı. Sol elindeki elektronik sigarayı sık sık
ağzına götürüp içine çekiyor, sonra gözlerini uzakta bir noktaya dikip o noktaya uzun uzadıya bakıyordu.
Elektronik sigara cihazının gövdesinde yanıp sönmekte olan neon yeşili ışıklar vardı. İçine çekip üflediği duman, sigara dumanından çok
pişmekte olan bir yemeğin buharına benziyordu. Tatsız bir görüntüydü. Derken bir anda yoğun
sabah trafiğinin keşmekeşi esnasında aracı gözden kaybettim.
Birkaç dakika
sonra ise yanıma soluk bordo renkli bir Kartal yanaştı. Ön camları açıktı. Direksiyonda,
siyah kumaş pantolonunun üzerine açık mavi yakalı tişört ve tişörtün altına beyaz atlet giymiş, kafasında bir
tarım ilacı markasının eşantiyon şapkası olan, neredeyse tamamen beyazlamış
kirli sakallı bir adam vardı. Gür kaşlarının altındaki yüzü ellili yaşlarının
ortasında görünüyordu.
Trafik durunca,
yan koltuktaki sigara paketine uzandı. Tekel 2000 Kırmızı Uzun. Paketten bir sigara
çıkardı, yaktı. Kallavi bir nefes çekip dumanın tamamını aracın içine üfledi.
Karşıdan vuran güneş ışığının hareleri sigara dumanının içinde dans ediyordu. O
an, yanımdaki araçta nikotin bağımlısı bir derviş oturuyormuş gibi geldi bana.
Önce Tesla’daki, sonra Kartal’daki adam… İkisi de kendi stereotiplerinin birer temsili gibiydi. Arka arkaya iki ayrı klişeye denk gelmem, sıkışık trafiğin ızdırabını ilginç biçimde hafifletmişti.
Mutlu hissettim. Sigarayı bırakmamış olsam, belki ben de o an bir tane yakardım. Ama hayatım boyunca direksiyon başında sigara içen biri ol(a)madım.
“Ben hangi
stereotipe uyuyorum lan acaba?” diye düşünürken, arkamdan gelen korna
sesleriyle irkildim. Trafik açılmıştı. Düşüncelerimden sıyrılıp yola devam ettim.
Ekim 2025 -
Antalya
Mithat Erdoğan
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder